İyi bir siber güvenlik, işletmenizde siber saldırı riskini azaltmanın anahtarıdır ve temel amacı, cihazlarınızı, bu cihazlarla eriştiğiniz hizmetleri ve bu cihazlarda depolanan önemli bilgileri korumaktır.

Siber güvenlik, hassas verileri ve fikri mülkiyeti korumak, iş sürekliliğini sağlamak, düzenlemelere uymak ve müşteri güvenini korumak için özellikle ofis ortamlarında çok önemlidir. Teknik, idari ve fiziksel güvenlik önlemleri uygulayarak işletmeleri maliyetli veri ihlallerinden, itibar kaybından ve operasyonel aksaklıklardan korur.

Siber Güvenlik Nedir ve Neden Kritik Öneme Sahiptir?

Siber güvenlik, bir işletmenin hayati önem taşıyan sistem ve bilgilerini her türlü yetkisiz kullanım veya erişimden korumak için alınan tüm önlemleri içerir. Siber güvenlik, bilgi teknolojisi (BT) güvenliği olarak da adlandırılır ve işletmeleri hem iç hem de dış tehditlerden korur.

Kapsamlı siber güvenlik uygulamaları, iş faaliyetlerinin tüm alanlarını kapsayan çok katmanlı koruma mekanizmalarını içerir. Etkili bir siber güvenlik programı, müşteri ve çalışan verilerine izinsiz erişmeye, bu verileri ele geçirmeye veya bozmaya çalışanlar dahil olmak üzere her türlü siber tehdide karşı güçlü bir savunma sağlamalıdır.

2023 yılında ABD’de bir veri ihlalinin ortalama maliyeti 4,45 milyon dolar olarak kaydedilmiştir. Bu nedenle işletmeler, siber güvenliği bir BT konusu olmanın ötesinde, kritik bir risk yönetimi unsuru olarak ele almalıdır. Zira ihmalkarlığın maliyeti son derece yüksektir. Hem iç hem de dış kaynaklı siber güvenlik tehditleri, her ölçekteki işletmeyi etkilemektedir. Özellikle geleneksel olmayan çalışma ortamlarında güvenlik standartlarının uygulanması daha zor olduğundan, şirketler bulut bilişim ve uzaktan çalışma modellerine yöneldikçe bu riskler giderek artmaktadır.

Bilgisayar korsanları, sistem ve uygulamalara sızmak için sürekli olarak yeni yöntemler geliştirmektedir. Bu nedenle, giderek gelişen tehdit ortamı karşısında siber güvenlik, düzenli olarak gözden geçirilmesi ve güncellenmesi gereken sürekli bir süreç olmalıdır. Güçlü siber güvenlik protokolleri olmadan, internet veya bulut tabanlı teknolojileri kullanan işletmeler kendilerini ciddi riskler altında bırakmaktadır.

Ayrıca, müşteriler bir işletmenin hizmetlerini kullandıklarında kişisel verilerinin güvenli bir şekilde saklanacağını ve yalnızca iş amaçlı kullanılacağını beklemektedir. Bu beklenti bir güvenlik ihlaliyle bozulduğunda, güveni yeniden kazanmak son derece zordur. Günümüzde, bir şirketi siber güvenlik saldırılarının olası sonuçlarından korumak her zamankinden daha kritik bir zorunluluk haline gelmiştir.

Ofis Güvenliği Nedir ve Neleri Kapsar?

Ofis güvenliği; veri, bilgi, fikir ve sistemlerin korunmasını ifade eder. Bu varlıklar somut olmasa da, işletmenizin başarısı ve bütünlüğü açısından hayati öneme sahiptir.

Etkili bir ofis güvenliği stratejisi, işletmenizin kritik verilerini ve bilgilerini bilgisayar korsanları ile diğer siber güvenlik tehditlerine karşı korumalıdır. Aynı zamanda, bulunduğunuz ülke veya bölgedeki güncel yasa ve yönetmeliklere uyum sağlamanıza da yardımcı olmalıdır.

Veri ihlallerinin %82’sinin bulut ortamlarında depolanan bilgileri kapsadığı için işletmelerin verilerini birden fazla ortamda güvenli şekilde koruması büyük önem taşımaktadır.

Modern Ofis Ortamlarında Dijital Tehditler

Modern ofisler, dijitalleşmenin artmasıyla birlikte birçok avantaj sunarken, aynı zamanda siber tehditlere karşı savunmasız hale gelmiştir. Bilgisayarlar, akıllı telefonlar, bulut sistemleri ve IoT cihazları iş süreçlerini kolaylaştırsa da, dijital tehditler iş güvenliği ve verimliliği açısından risk oluşturur.

Kimlik avı ve sosyal mühendislik saldırıları: Yakın zamanda yapılan bir IDC anketinde, katılımcıların %52’si, çalışanların kurumsal kaynakları ve verileri güvende tutacağına güvenmenin en büyük kurumsal endişeleri olduğunu belirtti. Kimlik avı, özellikle çalışanların kişisel cihazlar veya güvenli olmayan ağlar gibi çok sayıda giriş noktasından kurumsal sistemlere erişmesi nedeniyle, en yaygın tehditlerden biri olmaya devam etmektedir. Bilgisayar korsanları, e-posta, mesajlaşma uygulamaları ve hatta sesli aramaları kullanarak kullanıcıları hassas bilgileri ifşa etmeye veya kötü amaçlı yazılım yüklemeye yönlendirmektedir. İşletmelerin sosyal mühendislik saldırılarını önlemek için yapabilecekleri en önemli şey, düzenli güvenlik farkındalık eğitimleri düzenlemektir. “Sıfır güven” zihniyetini teşvik ederek, işletmeler çalışanların kimlik avı girişimlerini fark etmelerine ve beklenmedik iletişimleri doğrulamayı öğrenmelerine yardımcı olabilir. Ayrıca gelişmiş e-posta filtreleme ve kimlik avı önleme araçları da güvenlik önlemleri açısından faydalıdır.

Güvenli olmayan uç noktalar: Çalışanlar kişisel ve kurumsal cihazları bir arada kullandıklarından, uç nokta güvenliği önemli bir endişe haline gelmektedir. Yama uygulanmamış yazılımlar, güncel olmayan antivirüs programları ve şifreleme eksikliği, hassas verileri siber saldırılara maruz bırakabilir. Uç nokta algılama ve yanıt (EDR) çözümlerini kullanmak, hibrit ağınızı güvence altına almaya ve verilerinizin bütünlüğünü sağlamaya yardımcı olur. Cihazlar söz konusu olduğunda, uyumluluk politikalarını uygulamanız ve düzenli yama yönetimi kullanmanız gerekir. Ek bir katman olarak, mobil cihaz yönetimi (MDM) araçlarını kullanmak da uçtan uca güvenlik için tüm boşlukları kapatır.

Zayıf kimlik ve erişim yönetimi (IAM): İşletmelerin en son isteyeceği durum, eksik bir güncelleme ya da güncelliğini yitirmiş bir cihaz nedeniyle veri ihlali yaşanmasıdır. Bu nedenle hibrit çalışma ortamlarında, yalnızca yetkili kullanıcıların ve güvenliği izlenen cihazların kurumsal kaynaklara erişebilmesi büyük önem taşır. Zayıf şifreler, paylaşılan kimlik bilgileri ve çok faktörlü kimlik doğrulamanın (MFA) kullanılmaması, yetkisiz erişim ve güvenlik ihlali riskini ciddi şekilde artırır. Tüm sistemler ve iş birimlerinde güçlü parola politikalarının uygulanması ve MFA’nın zorunlu hale getirilmesi gereklidir. Tek oturum açma (SSO) çözümleri, kimlik doğrulama süreçlerini hem daha güvenli hem de daha kullanıcı dostu hale getirir. Son derece hassas veriler için ise, erişimi yalnızca belirli kullanıcı grupları veya yönetici seviyeleriyle sınırlamak amacıyla rol tabanlı erişim denetimleri (RBAC) uygulanmalıdır.

Gölge BT: Gölge BT, hibrit çalışanların farkında olmadan güvenlik kör noktaları yaratmasının bir başka yoludur. Örneğin, bir çalışan, üretkenliği artırmak için yeni bir AI aracıyla karşılaşır ve denemeye karar verirse, kötü niyetli bir kişinin ağa sızmasına neden olabilir. Ayrıca bilinçsizce indirilebilen gölge uygulamalar da vardır. Gölge BT’yi tespit etmek ve yönetmek için düzenli denetimler yapmak çok önemlidir. Bu yüzden çalışanların, onaylanmamış araç ve yazılımları kullanmanın riskleri konusunda bilgilendirildiğinden emin olun ve üretkenlik ve güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan onaylanmış alternatifler sunun. Çalışanlarınıza doğru araçları sağladığınızda, sorunları kendi başlarına ve kontrolsüz şekilde çözme ihtimallerini büyük ölçüde azaltabilirsiniz.

Veri Güvenliği ve Müşteri Güveni İlişkisi

Müşteri güveni, bir siber güvenlik ihlaliyle hızla sarsılabilir. İşletmeler verilerini korumada başarısız olduklarında, bunun sonuçları ihlalin ötesine uzanır. Bir siber güvenlik olayı müşteri güvenini aşağıdaki şekillerde yok edebilir:

Veri İhlalleri ve Gizlilik İhlalleri: Bir işletmenin siber güvenlik alanındaki başarısızlığının güveni en ciddi şekilde zedelediği durumların başında veri ihlalleri gelir. Veri ihlali, kredi kartı bilgileri, kişisel adresler ve oturum açma kimlik bilgileri gibi hassas müşteri bilgilerini tehlikeye atar. Müşteriler, özel bilgilerinin ifşa edildiğini veya kötüye kullanıldığını öğrendiklerinde, o işletmeye olan güvenleri ciddi şekilde zedelenir.

İhmal Algısı: Bir işletme verilerini korumak için aktif olarak önlemler almıyorsa, müşteriler bunu ihmal veya sorumsuzluk olarak algılamaya başlayabilir. Temel siber güvenlik protokollerini (ör. şifreleme, güçlü kimlik doğrulama) uygulamayan bir şirket, müşterilerine gizlilik ve güvenliği öncelikli görmediğini gösterir. Bu ihmal, müşterilerin işletmenin onların refahına olan bağlılığını sorgulamasına ve başka bir işletmeye geçmesine neden olabilir.

İtibar Zararı: Güvenlik ihlallerinin sonuçları, şirketin itibarına kalıcı zarar verebilir. Olumsuz haberler sosyal medya ve yorum platformlarında hızla yayılır. Daha önce bir işletmeye güvenen müşteriler, itibarını daha da zedeleyen şikayetler veya yorumlar yayınlayabilir. İtibar bir kez zedelendiğinde, bu güveni yeniden kazanmak için yıllarca süren olumlu adımlar atmak gerekebilir.

Yasal Yükümlülükler ve Uyumluluk Gereksinimleri

Her işletme bir şekilde hassas verilerle çalışır. Bu da her işletmenin verilerin güvenliğini sağlama yükümlülüğü olduğu anlamına gelir. Bir işletme sahibi olmak, dikkatinizi gerektiren birçok sorumlulukla birlikte gelir. Acil görevlerin ve birbiriyle rekabet eden önceliklerin sayısı giderek artarken, uyumluluk kolayca gözden kaçabilir. Ancak sonuçta uyumluluk bir gerekliliktir ve bunu gözden kaçırmanın ciddi sonuçları vardır.

İşletmenizin özel uyumluluk gereksinimleri, faaliyet gösterdiğiniz sektöre ve diğer faktörlere bağlı olacaktır, ancak her işletmenin bilmesi gereken birkaç ilgili uyumluluk standardı vardır. 

E-posta Bazlı Saldırılar

E-posta üzerinden gerçekleştirilen kimlik avı saldırıları, siber suçluların çalışanları hassas bilgileri paylaşmaya ikna etmek için en sık başvurduğu yöntemler arasındadır. Bu nedenle işletmeler, çalışanlarını farklı kimlik avı saldırı türleri ile bunların nasıl tespit edilip raporlanacağı konusunda düzenli olarak eğitmelidir. Güçlü bir farkındalık kültürü oluşturulduğunda, çalışanlar kimlik avı girişimlerine karşı ilk savunma hattı hâline gelir.

Ağ Güvenliği Tehditleri

Ağlarınızın internete ve diğer paylaşımlı ağlara olan bağlantıları, sistemlerinizi ve teknolojilerinizi potansiyel siber saldırılara açık hale getirir. Bu riski azaltmak için net politikalar belirlemek ve uygun mimari ile teknik önlemleri hayata geçirmek büyük önem taşır. Günümüzde işletmelerin ağları çoğu zaman birden fazla lokasyonu kapsamaktadır, mobil ve uzaktan çalışma modelleri ile bulut hizmetlerinin yaygınlaşması, sabit bir ağ sınırının tanımlanmasını giderek zorlaştırmaktadır. Bu nedenle yalnızca fiziksel ağ bağlantılarına odaklanmak yerine verilerinizin nerede depolandığını ve işlendiğini, ayrıca bir bilgisayar korsanının bu verilere hangi noktalardan erişebileceğini de dikkate almak gerekir.

Endpoint (Uç Nokta) Tehditleri

Yapılan araştırmalara göre, uç noktalara yönelik saldırılar, en yaygın siber saldırı türleridir. Bu siber saldırıların en yaygın amacı, 2021 yılında tüm işletmelerin %37’sini etkileyen fidye yazılımı başlatmaktır. Ancak bu artan tehditlere rağmen işletmeler çaresiz değildir. Kötü amaçlı yazılımlar hızla gelişirken, siber saldırganların bir adım önünde olmayı hedefleyen güvenlik çözümleri de aynı hızla gelişmektedir. Personelin güvenliğe yönelik en iyi uygulamaları benimsemesi ve özel bir EDR (Uç Nokta Algılama ve Yanıt) çözümünün kullanılması, güçlü bir uç nokta güvenliği sağlamak açısından büyük önem taşır.

Uç nokta saldırısı, hastanelerden ordulara ve eğitim kurumlarına kadar her türlü kuruluşu etkileyebilir. Şirketinizin büyüklüğü veya amacı ne olursa olsun, uç noktalarınız, faaliyetlerinizi belirsiz bir süre için tamamen durdurabilecek saldırılardan korunmalıdır. 

Ağ Güvenliği ve Firewall Konfigürasyonu

blank

Yapılandırma yönetimini sağlamak için temel teknoloji yapılarını ve süreçlerini belirlemeye yönelik bir yaklaşıma sahip olmak, sistemlerin güvenliğini büyük ölçüde artırabilir.

Sistemlerden gereksiz işlevleri kaldırmak veya devre dışı bırakmak ve genellikle yama uygulayarak bilinen güvenlik açıklarını hızlı bir şekilde gidermek için bir strateji geliştirmeniz gerekir. Bunu yapmamak, sistem ve bilgilerin güvenliğinin tehlikeye girme riskini artırabilir.

Kurumsal Firewall Yönetimi

Siber güvenlik tehditleri giderek daha karmaşık hale geldiği için bilgisayar korsanları her gün verilere erişmek için yeni yollar denemektedir. Bu nedenle, ağlarınızı siber saldırılardan korumak için öncelikle bir güvenlik duvarı kurmanız gerekir. Güvenilir bir sistem, sizi brute force saldırılarından etkili bir şekilde korur veya güvenlik olaylarının geri dönüşü olmayan hasarlara yol açmasını önler.

Buna ek olarak, güvenlik duvarları ağ trafiğinizi izleyerek veri bütünlüğünüzü tehlikeye atabilecek şüpheli etkinlikleri tespit eder. Ayrıca, karmaşık casus yazılımların sistemlerinize erişmesini engeller ve veri gizliliğini destekler.

Bu noktada doğru güvenlik duvarını seçerken çok dikkatli olmanız gerekir. Uygulama ve ağlarınız üzerinde tam güvenlik kontrolü ve görünürlük sağlayan bir sistem tercih etmeniz, koruma ve önleme özelliklerinin yanı sıra modern bir güvenlik altyapısına da sahip olmanız gerekir.

İlgili İçerik: Firewall (Güvenlik Duvarı) Nedir, Nasıl Çalışır?

Wi-fi Ağı Güvenliği

Halka açık Wi-Fi ağları genellikle korumasız olduğundan, bilgisayar korsanları kişisel ve hassas bilgileri kolayca ele geçirebilir. Bu yüzden çalışanlar siber güvenlik konusunda bilinçli olmalı ve iş ile ilgili görevler için halka açık Wi-Fi ağlarını kullanmaktan kaçınmaları konusunda bilgilendirilmelidir. İşletmeler, veri aktarımını korumak için WPA2 veya WPA3 gibi şifreleme teknolojileri ile güvenli Wi-Fi ağları kurmalıdır.

İlgili İçerik: Router Nedir, En İyi Router Tavsiyeleri

VPN (Virtual Private Network) Kullanımı

Virtual private network, internet bağlantınızı şifreleme yoluyla koruyan bir teknolojidir. VPN kullanıldığında, ağınızdaki kişiler verileri güvenli bir şekilde gönderip alabilir. Bu noktada çalışanlarınızın uzaktan çalışırken halka açık Wi-Fi ağlarını kullanması, en son isteyeceğiniz şeydir. Bu, işletmenizi bölgedeki herhangi bir bilgisayar korsanına maruz bırakabilir. VPN kullanarak, çalışanların cihazlarından sunucunuza ve sunucunuzdan çalışanların cihazlarına aktarılan bilgileri şifreleyen güvenli bir kanal oluşturabilirsiniz.

Endpoint Security ve Cihaz Yönetimi

Endpoint, fiziksel sistemler ve sanal ortamlar dahil olmak üzere ağınıza bağlanan herhangi bir cihazdır. İşletmeler için yaygın ağ uç noktaları aşağıdakileri içermektedir:

  • Masaüstü bilgisayarlar, dizüstü bilgisayarlar ve diğer iş istasyonları
  • Akıllı telefonlar, tabletler ve diğer mobil cihazlar
  • Yazıcılar, akıllı termostatlar ve diğer IoT cihazları
  • Sunucular (yerinde ve bulut)
  • Bulut bilişim için sanal makineler
  • Ağ işlevselliğine sahip endüstriyel ekipman
  • Satış noktası sistemleri ve ATM’ler

Teknik olarak, yazılım platformları (ör. CRM yazılımı) da ağ kaynaklarına erişiyorsa uç nokta olabilir. Bunlara API uç noktaları denir. Her uç nokta, ağınıza bir giriş noktası sağlar. Güçlü bir siber güvenlik sağlamak için işletmelerin uç nokta cihazları için sıkı erişim kontrolü uygulaması gerekir. 

Antivirüs ve Anti-malware Çözümleri

Antivirüs yazılımları, sistemleri zararlı faaliyetlerden korumada kritik bir rol oynar. Dosya ve programlardaki bilinen kötü amaçlı yazılımları algılar, bunları ortadan kaldırır veya karantinaya alır. Bu yüzden işletmeler, tüm cihazlarda güvenlik duvarları ve antivirüs yazılımlarının etkinleştirilmiş ve güncel olduğundan emin olmalı ve diğer siber güvenlik önlemlerini de uygulamalıdır.

İşletim Sistemi ve Yazılım Güncellemeleri

Yazılım ve sistemleri güncel tutmak ve yamalamak, güvenlik açıklarını önlemenin basit bir yoludur. Güvenlik açığı taramaları, sızma testleri ve satıcı yamaları, bu tür veri ihlallerini önlemek için ilk ve en temel siber güvenlik önlemleridir. 

Örneğin, işletmeniz eski Android cep telefonları veya eski Windows dizüstü bilgisayarlar kullanıyorsa, cihazları ve üreticilerini kontrol etmeniz gerekir.  

Bu cihazda yapılabilecek güncellemeler var mı? 

Cihaz hala güvenlik güncellemeleri alıyor mu?

Dizüstü bilgisayar, üreticinin yama döngüsünden çıktığı için artık güncelleme almıyorsa, güvenlik açığına sahiptir. 

Bilgisayar korsanının bakış açısından uygulama ve sızma testleri, işletmelerin güvenlik ihlallerine dönüşmeden önce güvenlik açıklarını tespit etmelerine ve yamalamalarına olanak tanır. Hiçbir teknoloji tamamen güvenli olamaz ve sürekli uygulama testleri yeni güvenlik açıklarının tespit edilmesine yardımcı olur.

Mobil Cihaz ve Iot Güvenliği

blank

Mobil cihazlar, özellikle gizli bilgiler içerdikleri veya kurumsal ağa erişebildikleri durumlarda, önemli güvenlik ve yönetim sorunları yaratabilir. Bu yüzden kullanıcılardan, cihazlarını parola ile korumalarını, verilerini şifrelemelerini ve telefon kamu ağlarında bağlı iken suçluların bilgileri çalmasını önlemek için güvenlik uygulamaları yüklemelerini isteyin. Kayıp veya çalınan ekipmanlar için raporlama prosedürleri belirlediğinizden emin olun.

IoT güvenliği ise, internete bağlı veya ağ tabanlı cihazları koruma yöntemidir. IoT teknolojisi, termostatlar, kapı zili kameraları, akıllı hoparlörler, giyilebilir cihazlar ve video oyun konsollarını da kapsayacak şekilde hızla gelişmektedir. Bu akıllı ve bağlı cihazlar, diğer cihazlarla, internetle veya her ikisiyle de etkileşime girebilme özelliğine sahiptir. IoT çok geniş bir alan olduğu için IoT güvenliği de daha geniş bir alandır. IoT’yi güvence altına almak, IoT’nin tehlikeye girmesini önlemek için çeşitli teknikler, stratejiler ve araçlar gerektirir.

Bu noktada IoT güvenlik çözümleri, kritik varlıkları, riskleri, güvenlik açıklarını ve ayrıca olağandışı veya yetkisiz davranışları belirlemenize yardımcı olur. En önemlisi, giderek karmaşıklaşan teknik ekosisteminde, olayların işinizi olumsuz etkilemeden önce hızlı ve kolay bir şekilde önleyebilirsiniz.

SSS (Sıkça Sorulan Sorular)

Hangi Güvenlik Önlemi En Kritiktir?

Siber güvenliği iyileştirmek farkındalıkla başlar. Çoğu güvenlik ihlali, eski bir sistem, tekrar kullanılan bir şifre veya kaçırılan bir güncelleme gibi küçük bir ayrıntının gözden kaçması nedeniyle meydana gelir. İşletmeler, tüm yazılımları güncel tutarak, çok faktörlü kimlik doğrulamayı uygulayarak, verileri düzenli olarak yedekleyerek ve üç ayda bir güvenlik denetimleri gerçekleştirerek korumayı iyileştirebilir. Ayrıca, ekiplere dolandırıcılık ve şüpheli davranışları tanımaları için eğitim vermek de yardımcı olur. Gerçek güvenlik, yalnızca donanımdan değil, alışkanlıklardan gelir.

Küçük Firmalar İçin Minimum Gereksinimler Nelerdir?

Güvenli bir işletme için en önemli güvenlik uygulamaları; güçlü parolalar, çok faktörlü kimlik doğrulama, yazılım güncellemeleri, güvenli ağlar, kimlik avı eğitimi ve bir güvenlik planıdır.

Siber Güvenlik Sigortası Gerekli Midir?

Siber güvenlik günümüzün en önemli iş risklerinden biri olduğu için siber sigorta, herhangi bir şekilde bilgisayar sistemlerine bağımlı olan tüm işletmeler için mutlak bir gerekliliktir. Çünkü bu sistemler çöktüğünde, tek başına bu yükü taşımak çok zordur. Sonuçta, küçük işletmelerin yaklaşık %60’ı siber saldırıya uğradıktan sonra altı ay içinde kapanmaktadır.

Çalışanlar Güvenlik Politikalarına Uymuyorsa Ne Yapılmalı?

Çalışanlar güvenlik politikalarını ciddiye almıyorsa, güvenlik ihlallerinin gerçek hayattaki etkisini vurgulayan ilgi çekici eğitimler aracılığıyla farkındalığı artırın. Kimlik avı simülasyonları gibi düzenli ve pratik alıştırmalar uygulayın. Uygunsuz davranışların net sonuçlarını belirlerken, kurallara uyanları ödüllendirin.

Bulut Hizmetleri Güvenli Midir?

Bulut hizmetleri, bulutta barındırılan verileri, uygulamaları ve altyapıyı korumak için tasarlanmış teknolojiler, politikalar ve uygulamaları ifade eder. İşiniz için kritik öneme sahip bilgilerinize erişilebilir olmasını, siber tehditlerden ve yetkisiz erişimden korunmasını sağlar. Bulut güvenliği, basit şifre korumadan öteye geçer ve aşağıdakileri de içerir:

  • Verilerinizi, hem depolandıkları sırada hem de aktarılırken okunamaz bir koda dönüştürerek güvenliğini sağlayan şifreleme (aktarım sırasında)
  • Yalnızca doğru kişilerin verilerinize doğru düzeyde erişebilmesini sağlamak için Çok Faktörlü Kimlik Doğrulama (MFA) ve rol tabanlı erişim gibi erişim denetimleri
  • Tehditleri gerçek zamanlı olarak algılamak ve etkisiz hale getirmek için gelişmiş araçlar kullanan tehdit izleme
  • GDPR, HIPAA ve SOC 2 gibi çerçevelere uyan sıkı denetimler uygulayan uyumluluk yönetimi

Mobil Cihaz Kullanımında En Büyük Riskler Nelerdir?

Mobil cihazlar ve uygulamalar, işletmelerin çalışma şeklini köklü biçimde dönüştürürken, beraberinde benzersiz güvenlik risklerini de getirmiştir. Bu kapsamda, işletmenizin farkında olması gereken en önemli beş mobil güvenlik tehdidi aşağıdakileri içermektedir:

  • Mishing: SMS, uygulama içi bağlantılar, sosyal medya, sesli arama phishing ve hatta QR kodlarını kullanan, özellikle mobil kullanıcılar için tasarlanmış phishing saldırıları. Bu saldırılar, hassas bilgileri çalmak için mobil cihazlara özgü davranışları kullanır.
  • Mobil Kötü Amaçlı Yazılımlar: Gelişmiş kötü amaçlı yazılımların sayısı giderek artmaktadır. Geçen yıl tespit edilen örneklerin %72’si sıfır gün tehdidi olarak sınıflandırılmış, bu durum da söz konusu tehditlerin tespit edilmesini ve bunlara karşı savunma geliştirilmesini önemli ölçüde zorlaştırmıştır.
  • Platform Güvenlik Açıkları: Android ve iOS platformları hızla gelişirken, güvenlik açıkları da aynı hızla artmaktadır. CVE’lerin ve kötü amaçlı yazılımların çoğalması, farklı ortamlarda kullanılan cihazların güvenliğini sağlamayı giderek daha zor hale getirmektedir.
  • Üçüncü Taraf Yazılımları: Uygulama geliştirmede kullanılan üçüncü taraf kodlar ya da işletmeler tarafından satın alınan üretkenlik uygulamaları, çoğu zaman yeterli güvenlik ve gizlilik denetimlerinden yoksundur. Bu durum, işletmeleri potansiyel güvenlik ihlallerine karşı savunmasız bırakmaktadır.

Yazar Hakkında

Avansas

Avansas, her ölçekteki işletmenin tüm işyeri ihtiyaçlarını karşılayan Türkiye'nin ilk ve en büyük alışveriş platformudur. Avansas Blog'da ise iş hayatına dair ilginizi çekebilecek öğretici ve eğlenceli yazıları sizler için hazırlıyoruz.

Tüm yazıları göster